kitaplardan alıntı yapmak
kitaplardan alıntı yapmak konusunda hevesli bünyeler (20 kişi)
| - bu mevzuda tecrübeli 11 kişi var verdikleri ortalama puan: 6.79 etiketler: edebiyat/kültür |
yorumlar, sorular, öneriler
kitaplardan alıntı yapmak konusunda yorumun mu var?
bu sitede hayattaki tecrübelerini ve isteklerini başkalarıyla paylaşabilirsin.
istiyor.us! a üye olmak için buraya tıkla.
istiyor.us! a üye olmak için buraya tıkla.
tecrübeliler (11)
-
kavin verdiği puan: 7
"güzel bir olay:)"
jose saramago verdiği puan: 7
"güzel bir olay:)"
distortion verdiği puan: 2
"aman ha.."
alice in cyberl verdiği puan: 7
"güzel bir olay:)"





'bir pilici porno filmde oynatmak istiyorsanız, ona bir milyon dolar teklif etmelisiniz. bir herifi oynatmak istiyorsanız, ona sadece sormanız yeter.'
ÖNSÖZ
'Seks, bir takım işi değildir. Seks bir gösteridir: biri performansını sunar, diğeri de alkışlar.'
“Yüreğim seni çok sevdi
o yürek talan
o yürek yangın yeri
o yürek seni istiyor
bir tek seni…”
Sen olduğun gibi kal. Ulaşılmaz. Dokunulmaz. Koklanılmaz. ( Elif Şafak - Firarperest )
Diyebilirsin ki, bir insanı, fotoğraflarından ve hakkındaki haberlerden ne kadar tanıyabilirsin? Haklısın. Belki de çok az…
O zaman şöyle demeliyim: Seni az tanıyorum… Az…
Sen de fark ettin mi? Az dediğin, küçücük bir kelime. Sadece A ve Z.
Sadece iki harf. Ama aralarında koca bir alfabe var.
O alfabeyle yazılmış onbinlerce kelime ve yüzbinlerce cümle var. Sana söylemek isteyip de yazamadığım sözler bile o iki harfin arasında.Biri başlangıç, diğeri son. Ama sanki birbirleri için yaratılmışlar.Yan yana gelip de birlikte okunmak için. Aralarındaki her harfi teker teker aşıp birbirlerine kavuşmuş gibiler.Senin ve benim gibi…
Bu yüzden, belki de, az çoktan fazladır. belki de az, hayat ve ölüm kadardır! belki de, seni az tanıyorum, demek, seni kendimden çok biliyorum, demektir. bilmesem de, öğrenmek için her şeyi yaparım, demektir. belki de az, her şey demektir. ve belki de benim sana söyleyebileceğim tek şeydir…
.
.
.
- seni az seviyorum ...
Hayat öyle oyunlar oynuyor ki, nereye tutunsam düşüyorum.
Tam da palyaçonun dediği gibi;
ağlayamadığımdan gülüyorum.
http://www.youtube.com/watch?v=zRIbf6JqkNc
Asla çözemediğim kurallarıyla
beni hep dışına sürükleyen hayata
yeniden tutunmaya çalıştığım tek yerin
size duyduğum bu derin aşk olduğunu
bilmediniz hiç.
Cezmi Ersöz / Şizofren Aşka Mektup
... olduğumuz yerde değiliz, sahte bir konumdayız. Doğamızdaki bir zaaf yüzünden, bir durumu varsayıyoruz, kendimizi onun içine yerleştiriyoruz ve bu yüzden de kendimizi aynı anda iki durum içinde buluyoruz, içinden çıkılması iki kat zor oluyor.
(Mal, mülk ve servette) Çoklukla övünmek, sizi tutkuyla oyalayıp, kendinizden geçirdi.
Öyle ki (bu,) mezarı ziyaretinize (kabre gidişinize, ölümünüze) kadar sürdü.
Hayır; ileride bileceksiniz.
Yine hayır; ileride bileceksiniz.
Hayır; eğer siz kesin bir bilgiyle bilmiş olsaydınız,
Andolsun, o çılgınca yanan ateşi de elbette görecektiniz.
Sonra onu, gerçekten yakîn gözüyle (Ayne’l Yakîn) görmüş olacaksınız.
Sonra o gün, nimetten sorguya çekileceksiniz.